
Lipödem denince akla bacaklar geliyor. Bu doğal, çünkü tablo çoğunlukla bacaklarda başlıyor ve orada daha belirgin. Ama kliniğime bacaklarından şikayetle gelen danışanların önemli bir kısmında kollara baktığımda aynı dokuyu görüyorum ve çoğu bunu ilk kez o gün fark ediyor. İstanbul’un çeşitli ilçelerinden gelen bu kadınlar kollarını hep kalın ya da sarkık olarak tanımlamış, lipödemle ilişkilendirmemiş. Bu yazıda üst ekstremite lipödemini, yani kollardaki tutulumu, nasıl anlaşıldığını, neyle karıştığını ve programın kollar için nasıl planlandığını anlatacağım.
Kollarda lipödem ne sıklıkta görülür?
Lipödemli kadınların önemli bir bölümünde kollar da etkilenir. Sınıflamada kol tutulumu Tip 4 olarak adlandırılır ve neredeyse her zaman bacak tutulumuyla birlikte görülür; tek başına kol lipödemi çok nadirdir. Kliniğimde bacak lipödemi olan her danışanın kollarını da değerlendirmemin nedeni bu. Kollar sorulmadıkça anlatılmıyor, çünkü bacaklar kadar rahatsız etmiyor ya da kişi bunun aynı hastalık olduğunu bilmiyor.
Kol lipödemi nasıl görünür?
Kollardaki lipödemin tipik özellikleri şunlar:
- Yağlanma omuzdan başlar, üst kolun tamamını kaplar. Üst kol gövdeye oranla belirgin biçimde kalındır.
- Tutulum çoğunlukla dirsekte ya da dirseğin biraz altında keskin bir sınırla biter. Bazı kişilerde bileğe kadar iner; bilekte bilezik benzeri bir sınır oluşur.
- El sırtı ve parmaklar normaldir. Bu, lenfödemden ayıran en önemli gözlemdir.
- İki kol simetriktir.
- Doku bastırınca ağrır, kolay morarır. Kısa kollu giysilerin kol bandı sıkıştığında iz bırakır.
- Üst kolun arka ve iç yüzünde yumuşak ve sarkık bir doku oluşur; bu doku kilo vermekle belirgin biçimde değişmez.
Danışanlarımın en sık anlattığı yakınma, kollarda ağırlık ve ceket ya da gömlek kollarının sığmaması. Ağrı bacaklardaki kadar öne çıkmıyor; ama sorulduğunda üst kolun iç yüzüne dokunmanın rahatsız edici olduğunu söylüyorlar.
Neyle karışır?
Kollarda simetrik kalınlaşmanın birkaç nedeni olabilir ve bunları ayırt etmek hekimin işi:
- 1Genel kilo artışı: Kollar da kalınlaşır ancak sınır keskin değildir, dokunmakla ağrı ve kolay morarma yoktur.
- 2Kol lenfödemi: Genellikle tek taraflıdır, el sırtı ve parmaklar şişer, çoğunlukla meme kanseri ameliyatı ya da radyoterapi öyküsü vardır. Parmak dibinden cilt kaldırılamaz.
- 3Yaşa bağlı doku gevşemesi: Üst kolun arka yüzünde sarkma olur ama doku ağrısızdır ve morarma yoktur.
- 4Lipomatoz tablolar: Nadir görülen, yağ dokusunun düzensiz biriktiği durumlar; hekimin ayırt etmesi gerekir.
Meme kanseri sonrası kolda şişlik yaşayan bir kadında lipödem ve lenfödemin bir arada olması da mümkündür. Bu durumda değerlendirme daha dikkatli yapılır ve onkoloji takibi ile uyumlu bir program kurulur.
Kolları nasıl değerlendiriyorum?
Kağıthane’deki ofisimde kol değerlendirmesi bacak değerlendirmesiyle aynı gün yapılır:
- Gözlem: Tutulumun başladığı ve bittiği yer, elin durumu, cilt yüzeyi.
- Stemmer işareti: Orta parmağın tabanındaki cildin kaldırılıp kaldırılamadığına bakılır.
- Çevre ölçümü: Bilek, ön kolun en geniş yeri, dirsek üstü ve üst kolun ortası olmak üzere iki koldan ölçüm alınır ve seviyeler dosyaya kaydedilir.
- 3B vücut analizi: VISBODY M30 ile yapılan analiz kolların hacmini ve gövdeye oranını verir; bu, sonraki takip için başlangıç noktasıdır.
- Omuz ve sırt değerlendirmesi: Kol ağırlığı omuz hareketlerini ve duruşu etkileyebilir; bu da programa dahil edilir.
- Ağrı haritası: Kollardaki hassas bölgeler bacaklarla aynı şemada işaretlenir.
Tanı hekimindir; ben bulguları kaydeder, hekimle paylaşır ve programı planlarım.
Kollar için program nasıl kurulur?
Her program kişiye özel, ölçümle başlar, ölçümle takip edilir. Kol tutulumu olan danışanda programa şunlar eklenir:
- Manuel lenf drenajı: Bacaklar için uygulanan seansta boyun ve koltuk altı lenf düğümleri zaten hazırlanır; kol tutulumunda drenaj üst gövde ve kollara genişletilir. Seans süresi buna göre uzayabilir.
- Kompresyon: Kollarda ağırlık ve şişlik yakınması varsa ölçüye göre üretilen düz örgü kol kompresyonu konuşulur. Omuzdan bileğe uzanan, gerekirse el kısmı olmayan modeller tercih edilir. Kol kompresyonuna uyum bacaklara göre daha zordur; gündelik hayatta kolun sürekli hareket etmesi ve giysi altında görünürlüğü nedeniyle süre daha esnek planlanır.
- Hareket: Omuz ve kürek kemiği çevresindeki kasların çalıştırılması, kol ağırlığının omuz eklemine bindirdiği yükü azaltmaya yardımcı olur. Klinik pilates programında üst gövde çalışmaları bu amaçla kullanılır.
- Ölçüm: Kol ölçümleri bacaklarla aynı takvimde tekrarlanır.
Kollar neden ihmal ediliyor?
Bacaklar yürümeyi, merdiven çıkmayı ve ayakta durmayı etkilediği için önce onlar konuşuluyor; kollar ikinci planda kalıyor. Ama kollardaki tutulum ilerleyici olabilir ve yıllar içinde omuz hareketlerini, duruşu ve gündelik işleri etkileyebilir. Erken kaydedilen kol ölçümleri, ilerlemenin fark edilmesini sağlar.
Kliniğimde bacak lipödemi tanısıyla gelen her danışana kollarına da bakmayı öneriyorum. Çoğu zaman bir şey çıkmıyor; ama çıktığında erken kaydetmiş oluyoruz.
Ne zaman hekime?
Kollarınızda iki taraflı, dirsekte ya da bilekte keskin sınırla biten, bastırınca ağrıyan ve kolay moraran bir kalınlaşma fark ediyorsanız, özellikle bacaklarınızda da benzer bir tablo varsa, hekime başvurun. Tek taraflı ve elin de şiştiği bir kol şişliği ise lenfödem ya da başka bir neden açısından ayrıca değerlendirilmelidir; bu durumda beklemeyin.
İstanbul’un neresinde yaşıyor olursanız olun, lipödem değerlendirmesinde kollarınızın da sorulup ölçüldüğünden emin olun. Lipödem yalnızca bir bacak hastalığı değil.
İlgili hizmet
Lipödem Terapisi
Diyetle geçmeyen, ağrılı ve orantısız bacak yağlanmasında drenaj, kompresyon ve egzersizi birleştiren konservatif terapi programı.
Bu konuda merak edilenler
Lipödem kollarda görülür mü?
Kol lipödemi ile kol lenfödemi nasıl ayrılır?
Kollar için kompresyon gerekli mi?
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye ya da tanı yerine geçmez. Tanı bir hekim tarafından konur. Şikayetiniz için lütfen bir sağlık kuruluşuna başvurun.
