
Gebelik, kliniğime gelen danışanların lipödem hikayesinde en sık geçen dönüm noktalarından biri. İstanbul’da yaşayan pek çok kadın bacaklarındaki değişimi ilk kez hamilelikte fark ettiğini, ya da zaten var olan şişliğin bu dönemde bambaşka bir boyut aldığını anlatıyor. Bu yazıda gebelikte bacakların neden daha çok şiştiğini, lipödemle gebelik ödeminin nasıl karıştığını ve bu dönemde nelere dikkat edileceğini anlatacağım. Baştan söyleyeyim: gebelik takibi tümüyle kadın doğum hekiminin alanıdır. Benim yazdıklarım fizyoterapist gözüyle gözlemlerdir, hekiminizin söylediklerinin yerine geçmez.
Gebelikte bacaklar neden daha çok şişer?
Lipödemi olmayan kadınlarda bile gebeliğin son aylarında bacaklarda şişlik olağandır. Bunun birkaç nedeni var: kan hacmi artar, büyüyen rahim karın içindeki büyük damarlara baskı yapar ve bacaklardan kalbe dönen kanın akışı zorlaşır, hormonlar damar duvarını gevşetir ve dokuda sıvı tutulumu artar.
Lipödemi olan bir kadında bu tablonun üzerine lipödemin kendi özellikleri biner. Lipödemli dokuda zaten sıvı birikimine eğilim vardır ve lenf sisteminin taşıma kapasitesi sınırdadır. Gebelikte artan yük bu sınırı aşabilir. Sonuç olarak şişlik daha erken başlar, daha belirgin olur ve dinlenmekle diğer gebelere göre daha az geriler.
Lipödem gebelikte neden belirginleşir?
Lipödemin hormonal geçişlerle ilişkili olduğu biliniyor: ergenlik, gebelik ve menopoz, hastalığın sıklıkla ilk kez fark edildiği ya da hızlandığı dönemlerdir. Gebelikte östrojen ve progesteron düzeyleri ciddi biçimde yükselir. Bu hormonların yağ dokusu ve damar geçirgenliği üzerindeki etkisi, lipödemli dokuda değişimi tetikleyebilir.
Kliniğimde gördüğüm tipik hikaye şu: gebelik öncesinde bacaklar biraz kalın ama sorun yaratmıyor. Gebelikte ciddi şişlik yaşanıyor ve doğum sonrası kilo verilmesine rağmen bacaklar eski haline dönmüyor. Kişi bunu gebelik kilosu sanıyor, oysa doku değişmiş oluyor. Bu yüzden doğum sonrası bacakların gerçekten eski haline dönüp dönmediğini birkaç ay sonra ölçümle kontrol etmek anlamlıdır.
Gebelik ödemi mi, lipödem mi, başka bir şey mi?
Bu ayrımı hekim yapar, ama gözlem olarak şunlar bilinmeye değer:
- Gebelik ödemi genellikle iki bacakta, ayak bileği ve ayak sırtında belirgindir, sabah azalır, akşam artar. Parmakla bastırınca çukur bırakabilir.
- Lipödemde ayak sırtı çoğunlukla korunur, şişlik ayak bileğinde keskin bir sınırla biter, doku bastırınca ağrır ve kolay morarır.
- Tek bacakta ani şişlik, baldırda sıcaklık ve kızarıklık gebelikte damar tıkanıklığı açısından acil değerlendirme gerektirir.
- Ellerde ve yüzde ani şişlikle birlikte baş ağrısı, görme bozukluğu ya da tansiyon yüksekliği, gebeliğe özgü ciddi bir durumun işareti olabilir ve hemen hekime başvurulmalıdır.
Son iki maddedeki işaretleri lipödemle açıklamaya çalışmayın. Lipödemi olan bir kadın da bu durumları yaşayabilir ve şişliğe alışık olmak, uyarı işaretlerini geç fark etmeye yol açabilir.
Gebelikte kompresyon
Kadın doğum hekiminin onayı varsa gebelikte kompresyon çorabı giymek çoğu kadın için uygundur ve bacaklardaki ağırlık hissini belirgin biçimde azaltır. Lipödemi olan gebelerde birkaç noktaya dikkat ederim:
- 1Ölçü gebelik ilerledikçe değişir; ilk aylarda alınan ölçü son aylarda uymayabilir.
- 2Külotlu modeller büyüyen karına uygun gebe tasarımı olmalıdır; karnı sıkan ürün kullanılmaz.
- 3Sabah giyip akşam çıkarma ilkesi burada da geçerlidir.
- 4Herhangi bir rahatsızlık, uyuşma ya da renk değişikliğinde ürün çıkarılır ve hekime bildirilir.
Gebelikte fizyoterapi ve drenaj nasıl planlanır?
Bu konuda net bir sıralamam var. Önce gebeliği takip eden hekimin yazılı ya da sözlü onayı olmalı. Riskli gebelik, erken doğum tehdidi, tansiyon sorunu ya da hekimin uygun görmediği herhangi bir durum varsa program başlamaz.
Onay varsa manuel lenf drenajını gebeliğe uyarlanmış pozisyonlarda uygularım. Sırtüstü uzun süre yatılmaz, yan yatış ve destekli oturuş kullanılır. Basınç daha hafif, seans daha kısa tutulur. Amaç lipödemi geriletmek değil, gebelik boyunca bacaklardaki yükü hafifletmek ve dokunun aşırı gerilmesini önlemektir.
Her program kişiye özel, ölçümle başlar, ölçümle takip edilir. Gebelikte ölçüm daha sık aralıklarla yapılır çünkü değişim hızlıdır.
Doğum sonrası neden yeniden değerlendirme gerekir?
Doğumdan sonra beden birkaç ay içinde yeni dengesini bulur. Bu sürede gebelik ödemi geriler; ancak lipödemli dokudaki değişim gerilemeyebilir. Danışanlarıma doğumdan yaklaşık üç ay sonra, emzirme dönemi de dikkate alınarak, yeni bir ölçüm ve 3B vücut analizi öneriyorum. Gebelik öncesi ölçümler elimizde varsa karşılaştırma çok değerli oluyor; yoksa bu ölçüm bundan sonraki takibin başlangıcı olur.
Bu değerlendirme, gebelik döneminde ne kadar değişim olduğunu sayıya döker ve sonraki programın yönünü belirler. Emzirme döneminde drenaj ve kompresyon, hekimin onayıyla, çoğu kadın için uygundur.
Ne zaman hekime, ne zaman fizyoterapiste?
Gebelikteki her şişlik önce hekime anlatılmalıdır. Hekim lipödem tanısı koymuşsa ya da lipödem şüphesiyle fizyoterapiye yönlendirmişse, o zaman değerlendirme için Kağıthane’deki ofisime gelebilirsiniz. Gebelik sürecinde ne yapılacağını hekimle birlikte, gebeliğin gidişine göre kararlaştırırız. Doğum sonrası ise program daha rahat planlanır.
İstanbul’un hangi ilçesinde yaşarsanız yaşayın, gebelikte bacak şişliğini yalnızca gebelik ödemi olarak geçiştirmeyin. Bir yanda gebeliğe özgü ciddi durumların işaretleri var, öte yanda yıllar sonra lipödem olarak karşınıza çıkacak bir başlangıç olabilir. İkisini de erken fark etmek sizin lehinize.
İlgili hizmet
Lipödem Terapisi
Diyetle geçmeyen, ağrılı ve orantısız bacak yağlanmasında drenaj, kompresyon ve egzersizi birleştiren konservatif terapi programı.
Bu konuda merak edilenler
Lipödem gebelikte ilerler mi?
Hamilelikte lipödem için manuel lenf drenajı yapılabilir mi?
Hamilelikte hangi bacak şişliği acildir?
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye ya da tanı yerine geçmez. Tanı bir hekim tarafından konur. Şikayetiniz için lütfen bir sağlık kuruluşuna başvurun.
