
Kliniğime İstanbul’un pek çok ilçesinden gelen danışanlar lipödemi genellikle evre üzerinden tanıyor: Evre 1, Evre 2 derken tipler çoğu zaman gündeme bile gelmiyor. Oysa lipödem sınıflamasında birbirinden bağımsız iki eksen var. Evre, dokunun zaman içinde nasıl değiştiğini anlatır. Tip ise yağlanmanın vücudun neresine yerleştiğini gösterir. Programı planlarken ikisine de bakmak gerekir, çünkü kalçada biriken yağla ayak bileğine kadar inen yağın gündelik hayata etkisi ve kompresyon ihtiyacı birbirinden farklıdır.
Bu yazıda tipleri Tip 1’den Tip 5’e kadar tek tek anlatıyorum. Amacım kendinize tanı koymanız değil, hekime gittiğinizde konuşulanları anlamanız ve değerlendirmede neye baktığımı bilmeniz.
Tip ve evre neden karıştırılıyor?
İki sınıflama da rakamla anlatıldığı için kulağa aynı geliyor. Fakat evre dokunun kıvamı, cilt yüzeyi ve nodül yapısıyla ilgilidir; tip ise haritadır. Bir danışan Tip 3 Evre 1 olabilir: yağlanma kalçadan ayak bileğine kadar yayılmıştır ama doku henüz yumuşak ve düzgündür. Başka biri Tip 1 Evre 3 olabilir: tutulum yalnızca kalçadadır ama doku ileri derecede değişmiştir. Bu ikisi aynı yaklaşımla ele alınamaz.
Değerlendirmede önce tipi, sonra evreyi not ederim. Çünkü tip bana hangi bölgeleri ölçeceğimi, hangi kompresyon ürününün konuşulacağını ve drenaj yönünü söyler.
Tip 1: Kalça ve basen bölgesi
Tip 1’de yağ birikimi kalça, basen ve üst uylukta toplanır. Bel ince kalır, kalçalar belirgin biçimde geniştir. Dizden aşağısı çoğu zaman normaldir. Bu görünüm halk arasında sıklıkla armut tipi vücut diye adlandırıldığı için lipödem akla gelmez; kişi bunu yapısal bir özellik olarak kabul eder.
Ayırt edici işaret, kalça bölgesindeki dokunun bastırınca ağrıması ve kolay morarmasıdır. Kilo verildiğinde üst bedenin incelmesine rağmen kalça çevresinin neredeyse değişmemesi de önemli bir ipucudur. Tip 1’de kompresyon seçimi kalça ve uyluğu saran modelleri gerektirir, dize kadar olan çoraplar bu bölgeyi kapsamaz.
Tip 2: Kalçadan dize kadar
Tip 2’de tutulum kalçadan başlar ve dizin hemen altında sona erer. Dizin iç tarafında belirgin bir yağ yastığı oluşur, bu yastık yürürken iki dizin birbirine sürtmesine yol açar. Alt bacak ise ince kalır. Dizde biten bu keskin sınır, lipödemi diğer yağlanma biçimlerinden ayıran en tanıdık görüntülerden biridir.
Kliniğime gelen danışanların önemli bir kısmı bu tipte. Çoğu, dizlerdeki ağrıyı eklem sorunu sanarak yıllarca ortopedi kapısı aşındırmış. Diz iç yüzündeki yağ yastığının bastırınca ağrıması, eklemin kendisinden değil dokudan kaynaklanan bir hassasiyettir. Bunu ayırt etmek için değerlendirmede diz çevresini ayrı ölçer ve ağrı haritasına işlerim.
Tip 3: Kalçadan ayak bileğine
Tip 3, en yaygın görülen ve en çok konuşulan tiptir. Yağlanma kalçadan başlar, uyluk ve baldırı kaplar, ayak bileğinde sona erer. Ayak bileğinde oluşan keskin çizgi, bacağın bilezik takılmış gibi görünmesine neden olur. Ayak sırtı ve parmaklar ise normaldir; bu, lenfödemden ayıran önemli bir gözlemdir.
Tip 3’te bacakların ağırlığı, akşam saatlerinde artan gerginlik ve uzun süre ayakta kalmanın zorlaşması sık dile getirilir. Kompresyon bu tipte genellikle külotlu ya da uyluk boyu ürünlerle planlanır. Çevre ölçümünde ayak bileği, baldırın en geniş yeri, diz altı, diz üstü ve uyluk olmak üzere en az beş seviye kaydederim; tek bir ölçüm Tip 3’ün yayılımını anlatmaya yetmez.
Tip 4: Kollar
Tip 4’te tutulum üst ekstremitededir. Yağlanma omuzdan başlar, üst kolu kaplar ve çoğunlukla dirsekte, bazen bileğe yakın bir noktada biter. El sırtı normaldir. Kollar gövdeye oranla kalın görünür, kısa kollu giysilerde sıkışma hissi olur.
Tip 4 nadiren tek başına görülür; genellikle Tip 2 ya da Tip 3 ile birliktedir. Bu yüzden ilk değerlendirmede bacaklardan şikayetle gelen her danışanın kollarına da bakarım. Kol tutulumu olan kişilerde omuz hareketleri ve sırt duruşu da etkilenebilir; programda bunu göz ardı etmek eksik bir plan demektir.
Tip 5: Yalnızca alt bacak
Tip 5 en az bilinen tiptir. Yağlanma dizden ayak bileğine kadar olan bölgede yerleşir; kalça ve uyluk normaldir. Beden genel olarak orantılı göründüğü için lipödem düşünülmez. Danışanlar çoğunlukla kalın baldır, sürekli şiş ayak bileği ya da varis şüphesiyle gelir.
Ayak bileğindeki keskin sınır, baldırın bastırınca ağrıması ve ayağın kendisinin şiş olmaması Tip 5’i düşündüren gözlemlerdir. Ancak bu tablo dolaşım kaynaklı sorunlarla da karışabilir; damar değerlendirmesi hekimin alanıdır ve tanı ondan gelmelidir.
Değerlendirmede tipi nasıl kaydediyor, programı nasıl kuruyorum?
Kağıthane’deki ofisimde ilk görüşmede dinlemekle başlıyorum: şişlik nerede başladı, hangi bölgeler ağrıyor, kilo verince nereler değişti. Ardından iki taraflı çevre ölçümü alıyor, VISBODY M30 ile 3B vücut analizi yapıyorum. Analiz, bölgesel dağılımı sayıya döktüğü için tipi belgelemekte ve ilerleyen aylarda karşılaştırma yapmakta işe yarıyor.
Bunların hiçbiri tanı değildir; tanıyı hekim koyar. Benim yaptığım, hekimin tanısı üzerine hangi bölgelerin ne ölçüde etkilendiğini kaydedip programı ona göre planlamak. Her program kişiye özel, ölçümle başlar, ölçümle takip edilir.
Tip 1’de kalça ve uyluğu saran kompresyon ve bu bölgeye yönelik manuel lenf drenajı ön plandadır. Tip 3’te bacağın tamamı ele alınır, ayak bileği sınırındaki gerginlik ayrıca izlenir. Tip 4 varsa kollar için ayrı bir kompresyon ürünü ve üst gövde drenajı programa eklenir. Tip 5’te dize kadar olan ürünler yeterli olabilir; gereksiz yere külotlu kompresyon önerilmez.
İstanbul’un neresinde yaşıyor olursanız olun, hekiminizden lipödem tanısı aldıysanız değerlendirmeye gelirken elinizde tip ve evre bilgisinin olması işimi kolaylaştırır. Yoksa da sorun değil; birlikte kaydederiz.
İlgili hizmet
Lipödem Terapisi
Diyetle geçmeyen, ağrılı ve orantısız bacak yağlanmasında drenaj, kompresyon ve egzersizi birleştiren konservatif terapi programı.
Bu konuda merak edilenler
Lipödem tipi ile lipödem evresi aynı şey mi?
Bir kişide birden fazla lipödem tipi olabilir mi?
Lipödem tipini kim belirler?
Tip 5 lipödem neden kolay atlanır?
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi tavsiye ya da tanı yerine geçmez. Tanı bir hekim tarafından konur. Şikayetiniz için lütfen bir sağlık kuruluşuna başvurun.
